Примеры использования: raised

I make $7.85 an hour, and that's after a raise.
Zamlı olarak saatte $7.85 kazanıyorum.
Note: raised lesion approximately seven centimeters below sternum.
Not; göğüs kemiğinin yaklaşık 7 cm altında kabarık yara.
- How did you raise them?
- Neredeler, nasıl büyüdüler?
They wanna raise the tipping fee again on solid waste.
Katı çöplerde taşıma ücretini artırmak istiyorlarmış.
Raise your arms.
Kollarınızı kaldırın.
It'll raise my profile.
O da itibarımı arttıracak.
But Grunkle Stan, we need some roof to raise.
Ama Stan amca, insanları toplayacak bir çatıya ihtiyacımız var.
Something that has the power to raise the dead and turn them into transmitters.
Ölüleri uyandırıp, verici haline getirme gücü olan bir şey.
Murder weapon had raised lettering on it.
Cinayet aletinin üzerinde kabartma harfler olmalı.
If that anger were real, his upper eyelids would be raised, and his lips would be narrower.
Öfkesi gerçek olsaydı, üst göz kapakları kalkık olurdu ve dudakları daha dar şekilde olurdu.
And raise my child.
"Çocuğumu büyüteceğim."
Pay raise would help.
Ödeme yükseltmesinin faydası olurdu.
Just cause I have amnesia, don't go tryin' to give yourself a raise, Soos.
Sırf hafızamı kaybettim diye, hemen kendine pay çıkarmaya çalışma, Soos.
How would you raise them?
Onları nasıl yetiştireceksiniz?
Now i'm going to raise the dead.
Şimdi ölüyü dirilteceğim.
Epithelials tend to get caught in these raised numbers.
Dokular kabartma rakamalara takılabiliyor.