Примеры использования: raid

It started during the war, in an air raid.
Savaş sırasında başladı, bir hava baskınıydı.
If there was a bombing raid, they'd all be dead before they got there.
Eğer bombalı bir taarruz varsa, ...oraya varamadan hepsi ölürdü.
We will raid east again, to the eastlands and into Russia.
Akınlar yine doğuya olacak, Doğu Yakası'na ve Rusya'ya.
Black-market prosthetics off a raid on the docks.
Rıhtımdaki baskında kara borsada satılmak üzere getirilen protezler ele geçirildi.
Yesterday your brother spoke of the summer's raid.
Dün kardeşin, yazın yapılacak baskınları konuştu.
After the raid, some of them withdrew up here.
Taarruzdan sonra bazıları buraya kadar çekildi.
They also have expressed a desire to take part in our raid.
Akınımıza katılmak isteklerini dile getirdiler.
Why would Korbell order a hit after an unsuccessful raid?
Korbell başarısız bir baskının ardından neden cinayet istesin?
- Only way to see an air raid.
- Hava saldırısını görmenin tek yolu.
Then I'm gonna kick the door down and raid the minibar.
O zaman kapıyı tekmeleyip mini bara hücum edeceğim.
They don't have enough men between them to raid a pantry.
Bir kileri basacak adamları yok hepsinin.
You can't just raid funds that Congress appropriated for a specific use,
Kongrenin belirli bir iş için kullanımını onayladığı fonları yağmalayıp,
Got the whole air raid.
- Şu an hava saldırısı var!
I see no ethical purpose for a raid on Troy.
Truva hücumu icin hicbir ahlaki neden göremiyorum.
You'll take a ship to raid the fishing villages on the Stoney Shore.
Sen Taşlı Kıyı'daki balıkçı köylerini basmak için bir gemi alacaksın.
Mason and his crew are taking Pope on this motorcycle raid?
Mason ve ekibi Pope'u motosiklet mağazası yağmalamaya mı götürdü?