Примеры использования: racing

Racing from Belmont?
Belmond yarışları?
Race war!
Irk savaşı!
And now, we must find out how fast it goes round our track, and that means handing it over to our tame racing driver.
Ve şimdi de pistimizde ne kadar hızlı döndüğü öğrenme zamanı ve bu da demek oluyor ki onu uysal yarışçımıza veriyoruz.
If you want to race, we have to go outside.
Koşmak istiyorsan dışarı çıkmamız lazım.
Once they fall in love, they lose their racing spirit.
Bir kere aşık oldular mı yarışma azimlerini kaybediyorlar.
I went to the race this morning to cheer my wife on...
Sabahleyin karımı neşe içinde koşmaya gönderdim.
We can make them race, and whoever comes in last stays.
Onları yarıştıralım, ve sonuncu gelen burada kalsın.
A racing model?
Yarış modeli mi?
It would have kept him from racing.
Bu durum, yarışmasına mani olurdu.
You know, running races, long jump, picnics.
Koşma, uzun atlama, piknik falan işte.
I don't race cars or make popcorn.
Arabaları yarıştırmam, mısır patlatmam.
She hates racing.
Yarışlardan nefret ediyor.
You started a race war.
Bir ırk savaşı başlattın.
And to make sure it's a completely level playing field, they will all be driven by the same racing driver.
Eşitlik sağlanması için de bütün araçlar aynı yarışçı tarafından sürülecek.
He'll never be able to race again.
Bir daha koşamayabilir.
Bike messengers racing against traffic, trying to beat each other for free shots of tequila.
Bedava tekila için bisikletli kuryelerin trafikte birbirleriyle yarışması.