Примеры использования: progressive

The Romulans use a progressive encryption lock.
Romulanlar ileri seviyede bir şifreleme kullanıyorlar.
I wrote as progressive politicians speak.
Siyasetçilerin konuşması kadar aşamalı yazdım.
It's a progressive loss of visual function.
Görme işlevinin kademeli olarak yitmesi.
Avonlea schooling is very progressive.
Avonlea'de eğitim çok ilericidir.
It's a progressive disease that affects your blood pressure and could put you at a greater risk for a heart attack or stroke.
Kan basıncını etkileyen ve seni kalp krizi ve felç riskine sokan ilerleyici bir hastalık.
Or is that also too progressive?
Yoksa çok mu ilerici olur bu?
Criminals like Philip Gordon have a progressive disorder.
Philip Gordon gibi suçlularda ilerleyici kişilik bozukluğu vardır.
Progressive organ failure.
Aşamalı organ yetmezliği.
I think we're ever so progressive.
Sanırım hep çok ilericiydik.
And if this thing is progressive, it'll kill her in hours.
Ve bu şey ilerleyici bir tipse kızı birkaç saat içinde öldürecektir.
Ongoing scanning indicates progressive weapons potential.
Devam eden taramalar ileri derecede silah potansiyeli gösteriyor.
And the judges are looking for some progressive surfing today.
Hakemlerin bugünkü beklentisi aşamalı sörf.
He supervises the psychological stability and the progressive re-adaptation of your relative.
Kendisi, akrabanızın psikolojik kararlılığına ve kademeli olarak tekrar uyumuna nezaret ediyor.
Zek instituted progressive income tax three months ago.
Zek üç ay önce aşamalı gelir vergisi koydu.
Well, I certainly benefited from your progressive thinking.
Sizin ilerici fikirlerinizden inanılmaz çok faydalandım.
She was offering some pretty progressive advice in that column.
Köşesindeki yazılarda oldukça ilerleyici tavsiyelerde bulunuyordu.