Примеры использования: programs

Programs of ancient shows.
Eski tiyatro programları.
Dougie was in a program, okay?
Dougie gösteri yapıyordu, tamam mı?
- Equip you, program you.
Donatıyorlar, programlıyorlar.
There are county programs.
- Başka kamu programları da var.
Music program for at-risk youth.
Tehlikedeki gençler için müzik gösterisi.
Do you know how to program a CNC machine?
CNC makinesi programlamayı biliyor musunuz?
Damn those TV programs.
- Kahrolası TV programları!
Musical program for at-risk youth!
Tehlikedeki gençler için müzik gösterisi!
Your program, despite all its brilliance, is based on his work.
Onun işleri hakkında ki tüm dehayı taşıyacak yazılımlara sahipsin.
But stealing the plans for the missile defence program wasn't an accident, was it?
Ama füze savunma planlarını çalmak kaza değildi, değil mi?
E we tried to fulfill the program of the week.
O hafta yapmayı planladığımız işe koyulduk.
I can't get access to the security program.
Güvenlik yazılımına ulaşamıyorum.
But meanwhile, as far as Jimmy knew, I was going along with the program.
Ama bu süre zarfında Jimmy plana göre davranacağımı sanıyordu.
I have no interest in your family planning program!
Senin Aile Planlaması dertlerinle ilgilenmiyorum.
The algorithm you wrote was a music program.
Yazdığın algoritma bir müzik yazılımıydı.
The program has been effective, sir.
Planlarımız etkiliydi efendim.