Примеры использования: profits

You made a profit?
Kâr mı yaptın?
You vote not to legislate change, but to profit.
Sen yasa değişimi için değil kendine çıkar sağlamak için oy kullanıyorsun.
How could that profit me?
Bunun bana ne faydası olabilir ki?
Profit is also personal.
Kârıda kişisel.
You won't profit from me, Doctor.
Benden kârlı çıkamayacaksın, Doktor.
You know, Bart, I think you'd profit from a more remedial environment.
Biliyor musun, Bart, daha fazla çare üreten bir ortamdan yararlanmalısın.
Where there is conflict there is profit.
Bir karmaşa varsa kazanç da vardır.
There's no profit in fighting anymore.
Artık dövüşmenizin bir getirisi yok.
Unless there was a profit in it.
Tabii bir kazancı yoksa.
Their financial profit was almost immaterial.
Maddi getirilerinin pek önemi yoktu.
Because the brothers valued profit higher than faith.
Çünkü kardeşlerim menfaatlerini, imandan daha önemli saydılar.
Businesses should balance profit with preserving natural resources.
Ticaret, karlılık ve doğal kaynakların korunması arasında dengede olmalı.
There's vandalism, crime concealment, political statement... profit and revenge.
Vandalizm,gizlenme, politik ifade... işe yaramak ve intikam.
A profit.
Kâr edecek bir şey.
But the only reason anyone would ever do that is... profit!
Ama bunu yapmaktaki tek amaç... çıkar sağlamak!
The others will see the profit in bravery.
Diğerleri cesaretin faydasını anlar.