Примеры использования: profess

You profess.
You gonna profess your innocence now?
Şimdi suçsuz olduğunu mu iddia edeceksin?
So what does he profess?
- Peki ne profesörü?
No, I don't profess to be a psychiatrist.
Hayır, psikiyatrist olduğumu iddia etmiyorum.
Mister Profess..
-Ama, Profesör...
Do you still profess to be prepared for what awaits you?
Hala sizi bekleyenlere hazır olduğunuzu mu iddia ediyorsun?
I was gonna be a Professor and profess.
Profesör olacaktım ve bu işi yapacaktım.
I don't profess to be a man of action, Les,
Aksiyon adamı olduğumu iddia etmiyorum ki, Les.
- And yet you profess to have loved her.
Yine de onu sevdiğinizi itiraf ediyorsunuz.
"Why didn't you profess your love and you fought me off?"
"Neden hala aşkımı görmüyorsun, neden benden uzaksın. "
And now you profess your love for me, what fickleness of character!
Ve şimdi bana olan aşkınızı itiraf ediyorsunuz, ne dönek bir karakter!
Profess your love
Aşkını söyle.
I am trying to profess eternal love here, people!
Burada ölümsüz aşkımı itiraf etmeye çalışıyorum millet!
If Arthur professes his love for Vivian, Olaf will be furious.
Eğer Arthur, Vivian'a olan aşkını açıklarsa Olaf deliye döner.
He's gonna stand up and profess his love for his girlfriend.
Ayağa kalkacak ve aşkına sevgisini itiraf edecek.
I was gonna profess my love to you?
Sana aşkımı itiraf edeceğimi falan mı?