Примеры использования: procure

With money I procure in two ways.
Parayla iki şekilde bunu sağlıyorum.
She was something of a junkie for the mood stabilizers I would procure for her back in the old days.
Eskiden onun için ürettiğim sakinleştiricilerin bağımlısıydı.
I wish to procure weapons.
Silah almak istiyorum.
Said that someone else likely procured those pardons for Hornigold.
Hornigold'un aflarını başka birisi sağladı dedi.
So, if I procure this item for you, you'll grant me safe passage on your ship?
Bu şeyi senin için temin edersem beni güvenli şekilde kanaldan geçirecek misin?
The women there took to using it, for lead is easy to procure.
Kurşunu kullanan kadınlar, temin edilmesi kolay olduğu için alıyorlar.
Dare I ask how you procured that amount of money?
- Bu kadar parayı nereden bulduğunuzu sorabilir miyim?
You must procure it.
Kesinlikle almalısınız !
If all one has to do in order to procure a fake ID is slip cash into locker one-ten, it stands to reason all I have to do is see who opens said locker.
Kimlikleri yapanı bulmak için yapmamız gereken sadece bir kağıda isim yazıp yanına para koymak ...ve 110 nolu dolabı kimin açacağını beklemekse bizde yaparız.
I'll need my people to procure one last item.
Adamlarımdan son bir şey daha temin etmelerini isteyeceğim.
I could procure a couple of tickets if you had any cultural inclinations this evening.
Bu akşam kültürel etkinlik havandaysan rahatlıkla birkaç bilet temin edebilirim.
You know, you should celebrate the ease with which you procure such images, 'cause as a kid,
Bu tür fotoğrafları bulduğun için kendinle gurur duymalısın.
You were able to procure it with no incident?
Hiçbir aksilik çıkmadan alabildin mi?
Oh, I could have staged her escape, but she'd be on the lam for the rest of her life, so I procured her release quite legitimately.
Kaçışını planlayabilirdim ama hayatı boyunca kaçması gerekirdi ben de yasal yollardan tahliye edilmesini sağladım.
Procure the body.
Bedeni temin et.
- Listen, we need to procure...
- Dinleyin, ihtiyaçlarımızı temin etmeliyiz...