Примеры использования: prior

I'll want a full report of the prior day's progress.
Bir önceki günün gelişmelerini tüm ayrıntılarıyla bana anlatacaksın.
I researched Amanda Reed's prior residences.
Amanda Reed'in eski evlerini araştırdım.
Prior to that, I was a person.
Ondan önce de bir insandım.
In a prior incarnation, I would get my load on, blow 20 residuals at the track.
Bir ön canlandırmada ihtiyacımı... alır, geride 20 işeyaramaz fikir bırakırım.
No prior record.
Do you think, as a juror you'd be able to set aside any prior opinion you might hold about the savings and loan industry?
Bir jüri üyesi olarak tasarruf ve borç endüstürisi hakkındaki daha önceki görüşlerinizi bir tarafa koyabileceğinize inanıyor musunuz?
It could've been from a prior accident or an altercation at one of his parties.
Eski bir kazadan ya da partideki bir kavgadan kalmış olabilir.
Prior to that, I was at Brooklyn Psychiatric Center.
Ondan önce, Brooklyn Psikiyatri Merkezi'ndeydim.
Doctor Beckett wishes to run a full series of tests on Merell prior to issuing his final report.
Doktor Beckett son raporunu yayınlamak için öncelikli olarak Merell üzerinde birçok test daha yapmak istiyor.
You had a wife, a kid, no prior record.
Bir karın, bir de çocuğun vardı, sabıka kaydın yoktu.
Prior enlisted.
Kıdemli asker.
Yes, Prior.
- Elbette Baş Rahip.
Goodbye, Prior John.
Hoşça kal, başrahip John.
I have a prior engagement.
Öncelikli bir işim var.
Dozens of unknowns, none of which were in the system- no work cards, no prior crime.
Bir sürü bilinmeyen iz, hiç birinin kaydı yok, kredi kartı yok, sabıka yok.
But he had no text messages or prior calls.
Ama hiç mesajı veya ön ödemeli araması yoktu.