Примеры использования: presidential

We're from the Presidential Security Office.
Biz Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Birimi'ndeniz.
- Let's go be "presidential. "
- Hadi, "başkanlara özgü" davranalım.
Today, Sunday May 10, 1981, we are living a decisive moment in the presidential elections.
Bugün 10 Mayıs 1981 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tarihi bir an yaşıyoruz.
I see Sofia stays in the Presidential Suite.
Sofia ülke başkanları süitinde kalıyor demek.
They offered a presidential pardon in a year, right?
Bir yıl içinde cumhurbaşkanlığı özel affı çıkacağınızı da söylediler, değil mi?
Like you, with your presidential fitness challenge.
Senin şu Başkanlara Özel Fitness Meydan Okuması olayın gibi.
This is the Presidential ballot.
Bu Cumhurbaşkanlığı oy pusulası.
An upcoming presidential election made it a big issue.
Yaklaşan başkanlık seçimi için bu konu çok büyük bir sorun oldu.
Our only hope was a presidential pardon.
Tek umudumuz Cumhurbaşkanından çıkabilecek olan özel bir aftı.
Presidential decree--
- Başkanlık kararnamesi.
No presidential pardon.
Cumhurbaşkanı bile bir şey yapamaz dedi.
A presidential pardon.
Top priority, obviously, is to keep him presidential.
En büyük önceliğimiz elbette onu cumhurbaşkanı olarak göstermek.
- They're presidential pajamas.
- Başkanlık pijamaları.
Not very Presidential.
Başkanların yapacağı türden değil.
The Presidential election is ongoing in the conference hall.
Cumhurbaşkanlığı seçimi konferans salonunda devam ediyor.