Примеры использования: predictable

The thing about souls, if you've got one, of course... is they're predictable.
Ruhlarla ilgili olan şey eğer ruhun varsa ki elbette olacak tahmin edilebilir şeylerdir.
I downloaded the data, and with my dad's video projector I can show you the graph I made of predictable weather patterns over the next three months.
Tüm veriyi indirdim, ve babamın projektörünü kullanarak size gelecek üç aylık hava tahminlerini gösterebilirim.
Look, when you're traveling as much as I am, you start to realize that people are very... predictable.
bak benim gibi çok seyahat ettiğinde insanların çok şey olduğunu farkedersin... öngörülebilir.
Am i really that predictable?
Ben gerçekten o kadar tahmin edilebilir miyim?
-It seems predictable.
Tahmin edilebilir görünüyor.
So, it is fair to say that you feel the world is not as rational and predictable as you've always so adamantly, and sometimes insultingly, claimed?
Öyleyse dünyanın bazen inatla, ve aşağılayarak her zaman iddia ettiğiniz gibi, rasyonel ve öngörülebilir olmadığını, hissettiğinizi söylemek adil olur.
At first it seems fairly predictable.
Başlangıçta oldukça öngörülebilir görünür.
Predictable as ever.
Her zamanki gibi tahmin edilebilirsin.
Numbers and equations are quantitative and predictable.
Numaralar ve denklemler nicel ve öngörülebilir.
After all these years, still as predictable as ever.
Bütün o yıllardan sonra, hala tahmin edilebilir durumdasın.
We soon discovered they were dangerous, but very predictable.
Kısa süre içinde, tehlikeli ama tahmin edilebilir olduklarını keşfettik.
- He's right, it's not predictable.
- Haklı, öngörülemez.
Is they're so predictable.
Am I that predictable?
Bu kadar tahmin edilebilir miyim?
God, you are so predictable.
Çok tahmin edilebilir birisin.
You are predictable.
Adımların tahmin edilebilir.