Примеры использования: predator

Another predator is on the prowl.
Bir başka avcı daha iş üzerinde.
Daylight reveals another reef predator.
Gün ışığı bir başka mercan saldırganını ortaya çıkarır.
I'm begonia, playing the predator.
Ben Begonia, yağmacıyı oynuyorum.
Africa's biggest predator.
Afrika'nın en büyük yırtıcısı.
You don't have a predator.
- Sizin avcınız yok ki.
Any predator biting it from behind will be left with nothing but a mouthful of irritating, waxy hair.
Onu arkasından ısıran herhangi bir saldırgan ağzında sadece rahatsız edici, mum gibi kıllarla dolar.
I always go to my Ted Bundy place-- predator, narcissistic, dissociative identity disorder, woman hater.
Benim aklıma Ted Bundy geliyor yağmacı, narsist çoklu kişilik bozukluğu, kadınlardan nefret eden bir tip.
Predator against predator.
Yırtıcı yırtıcıya karşı
Yeah, it's like if Alien and Predator decided to go partners in a Jamba Juice.
Evet, Alien ve Predator ortak olup lokanta işine girmiş gibi.
Bad predator loss if there's nobody looking after them at night.
Onlara bakan olmazsa yırtıcı hayvanlara gece onları yiyorlar.
In Eyes of a Predator, you wrote that collection of integumentary items is a definitive precursor.
Bir Sapığın Gözleri kitabınızda deriye ait parçaların biriktirilmesi kesin bir işarettir yazmıştınız.
Like a predator.
Well, baby, we could watch Predator here.
Predator'ı burada da izleyebiliriz, canım.
A predator?
On the next To Entrap a Local Predator...
John Beard'la Bir Sapığı Tuzağa Düşürmek'in gelecek bölümünde...
And Ryan is a predator.
Ve Ryan bu konular da yırtıcı bir hayvandır.