Примеры использования: populated

I mean, an incident like this, over a populated urban center?
Yani böyle bir kazada bu kadar nüfuslu bir sokağın ortasında...
Getting the plane away from any mainland, any populated areas.
Uçağı anakaradan uzaklaştırması için, kalabalık bölgelerden.
If it follows its present path, it will go through the most densely populated section of our galaxy.
Şu anki rotasına devam ederse, galaksinin en ciddi nüfuslu alanlarına gidecek.
Now they are heading for the second most populated country on Earth.
Şimdi dünya üzerindeki en kalabalık ülkeye gidiyorlar.
They've moved, to one of our more populated feeding grounds.
Yüksek nüfuslu beslenme bölgelerimizden birine hareket etmişler.
I just named two of the most populated cities in the whole country.
Ülkenin en kalabalık iki şehrinin adını söyledim.
Any habitable area in the vicinity would be densely populated.
Çevresinde herhangi bir yoğun nüfuslu yaşam alanı olabilir.
- And the galaxy is populated.
- Ve galaksi de çok kalabalık.
It's sparsely populated here.
Buranın nüfusu seyrek.
TINY ORGANISMS POPULATE THE OCEANS.
Küçük organizmalar okyanusu doldurdu.
He knows they can't shoot him down over a populated area.
Onu nüfusun yoğun olduğu bir bölgede vuramayacağımızı biliyor.
Naturally, we shall... populate our stage with a few delinquents.
Her zamanki gibi sahnemizi birkaç suçlu ile dolduracağız.
is it populated?
Nüfus var mı?
You populate the franchise with kids who socialize well together.
Şubelerinizi uyumlu insanlarla doldurursunuz.
fortunately, that region isn't heavily populated.
Neyse ki o bölgede fazla nüfus yok
If that creature becomes fully realized, then normal human beings will become a means to populate the surface with Hollow Earth abnormals.
Eğer bu yaratık kullanılmaya başlanırsa, o zaman normal insanlar dünyanın yüzeyini Dünya'nın içinden gelen anormallerle doldurmak için bir araç olacaklar.