Примеры использования: poor

Poor old Sir Eustace.
Zavallı Sör Eustace.
I'm poor.
Ben de fakirim.
Progress is slow for milk produced on a diet of bamboo is wretchedly poor.
Yavrunun gelişimi yavaş, çünkü bambu diyetiyle ürettiği sütün besin değeri düşük.
You're a very poor loser.
Çok fena kaybettin.
Poor Self Esteem.
Kendine Az Saygı.
It's a full sack, but the quality's poor.
Bir çuval ama, kalitesiz.
His cloth was poor.
Kıyafeti perişandı.
Poor kid.
Talihsiz kız.
Every one of us is poor and powerless.
Hepimiz yoksuluz, güçsüzüz.
You have poor judgment.
Karar yeteneğiniz zayıf.
That was poor planning.
Kötü bir plan.
It's a poor substitute for an actual history,and without-
Gerçek bir tıbbi öyküye göre yetersiz, ve...
They grow well, even in poor soil.
Verimsiz toprakta bile çok iyi yetişir.
I've had you bleating all night, poor baby.
Tüm gece mızırdanmanı dinledim, sefil çocuk.
This broad... she's from Russia, dirt poor.
IT'LL PROBABLY LAND US IN THE POOR HOUSE.
Muhtemelen sonunda düşkünler evine düşeceğiz.