Примеры использования: planned

Wasn't planned, it was an accident.
Planlı değildi, kazayla oldu.
Let's escape and plan
Derhal kaçalım sonra plan yaparız
You plan on doing any work?
Bugün çalışmayı düşünüyor musun?
- Everything around me tends to be planned.
Etrafımdaki herşey planlı olmalıdır.
"what the gods plan for you and me.
Tanrıların tasarladıklarını bize
I'll prepare a lesson plan.
Bir ders programı hazırlayacağım.
Who did she plan on meeting?
Kiminle buluşmayı planlamıştı ki?
You fellas plan on holding him?
- Onu tutmayı mı düşünüyorsunuz?
- Plan on growing it back?
- Geri çıkarmayı mı planlıyorsun?
I don't plan on getting hit.
Vurulmayı tasarlamıyorum.
MAYBE YOU COULD HELP PLAN MY HOLIDAY PARTY.
Belki benim Noel partimi hazırlamama yardımcı olursun.
Did Miranda plan everything that?
Her şeyi Miranda mı planladı?
- Oh, I plan to.
You had this whole thing planned, didn't you?
Tüm bu yaptıkların planlıydı, değil mi?
I can't control everything, plan everything.
Her şeyi kontrol edemem, tasarlayamam.
That wasn't planned.
Planlı bir şey değildi.