Примеры использования: plagiarism

And I warn this program that any recurrence- of this sloppy, longhaired civilian plagiarism, will be dealt with most severely.
Bu programı uyarıyorum, bu gevşek, uzun saçlı sivilin intihalinin tekrarı halinde cevabımız çok sert olacaktır.
That's plagiarism!
All right, Genuine Thought... it's big business in the fight against student plagiarism.
Genuine Thoughts öğrenci intihallerine karşı mücadele veren büyük bir şirket.
I think the word is plagiarism.
- Ben buna eser hırsızlığı derim.
It might tag a section as plagiarism when, in fact, it's just a phrase in common usage.
Yaygın kullanılan ifadeler bile intihal olarak işaretleniyormuş.
I know, but if there's one thing I can't stand, it's plagiarism.
Biliyorum, ama dayanamayacağım tek bir şey varsa o da eser hırsızlığıdır.
Well, if I'm guilty of anything, it's plagiarism.
- Suçlu olduğum tek şey intihaldir.
Which you demonstrated to me by framing me for plagiarism.
Beni intihalle suçlayarak gösterdiğiniz gibi mi?
You know, Charlie, I don't think this is about plagiarism.
Charlie, bence bunun aşırmacılıkla ilgisi yok.
Animation is built on plagiarism.
Animasyon sektörü aşırma üzerine kurulmuştur.
Does that count as plagiarism?
Bu da aşırmacılık mı sayılıyor?
But it's just gonna be tough in light of this whole plagiarism thing.
Ama bu "aşırma" olayı işleri zorlaştırıyor.
You were greatly influenced, and hence the plagiarism.
Fazlasıyla baskı altıdaydın dolayısıyla aşırmacılık oldu.
If anybody's got a bitch about plagiarism, it's me.
Aşırmadan bahsetmesi gereken biri varsa, o da benim.
I did well, but it was pure plagiarism.
Güzel de yaptım, ama tamamen eser hırsızlığıydı.
If I can get a videotape of the animal in the wild, good-bye plagiarism, hello, tenure.
Eğer hayvanı videoya çekebilirsem, güle güle intihal, selam işim.