Примеры использования: pioneers

Released aliens served in the Pioneer Corps.
Serbest bırakılan yabancılar öncü kolorduda hizmet verdiler.
You went to Pioneer City Appliances?
Pioneer'e mi gittin?
Pioneer time traveller.
Öncü zaman yolcusu.
(Caption) Pioneer Park, Spring 1979
Pioneer Park, 1979 baharı
Now, now, you denigrated the memory of a great civil rights pioneer.
Büyük bir vatandaşlık hakkı öncüsünün anısını karaladın.
Do not shoot Pioneer Pete."
Pioneer Pete'i vurmayın."
You might say he was a pioneer.
Babanın bir öncü olduğunu söyleyebilirsin.
"Pioneer Pete is lost in the woods.
"Pioneer Pete ormanda kayboldu.
The artist, the artist is the pioneer.
Gerçek sanatçı, önder olan bir sanatçı.
You're a pioneer.
Sen bir çığır açtın.
It's always good doing business with a fellow pioneer, Mr. Young.
Önder biriyle iş yapmak daima iyidir Bay Young.
Maybe we're pioneers.
Belki de bir çığır açmış olacağız.
It must be tough not being a pioneer.
Önder olamayacak olmak zor olmalı.
They pioneered retinal scan technology...
Retinal tarama teknolojisinde çığır açtılar.
Think of yourself as a pioneer.
Kendini bir önder olarak düşün.
The pioneer is soon followed by many others, possibly following its scent trail.
Kısa zamanda öncüyü diğerleri de takip ediyor, ...muhtemelen kokusunun izini sürüyorlar.