Примеры использования: pioneering

We owe a lot to those pioneering microbes.
O öncü mikroplara çok fazla sey borçluyuz.
You went to Pioneer City Appliances?
Pioneer'e mi gittin?
I thought perhaps that you might have encountered more pioneering procedures during your years abroad.
Düşündüm ki, doktorluk kariyerin boyunca daha öncü uygulamalarla karşılaşmışsındır.
(Caption) Pioneer Park, Spring 1979
Pioneer Park, 1979 baharı
Dr. John Polkinghorne did pioneering work on the quark, a fundamental subatomic particle.
Dr. John Polkinghorne kuark üzerinde öncü çalışmalar yaptı temel bir atomaltı parçacık.
"Pioneer Pete is lost in the woods.
"Pioneer Pete ormanda kayboldu.
A year before the pioneering punk rock band,
Öncü Punk Rock grubu,
- Pioneer 2 is down!
Pioneer 2 düştü.
Tesla believes it's pioneering the electric car.
Tesla elektrikli otomobilin öncülüğüne inanıyor.
You're a pioneer.
Sen bir çığır açtın.
George Schaller's pioneering study in 1960 told us that this, the largest of all the primates, is in danger of extinction.
1960'da George Schaller öncülüğünde yapılan bir çalışma göstermiştir ki primatların en irisi olan bu hayvan yok olma tehlikesi içindedir.
Maybe we're pioneers.
Belki de bir çığır açmış olacağız.
With intrepid pioneering spirit, the Robinson family... will journey to the distant world of Alpha Prime.
Cesur bir öncülük ruhuyla Robinson Ailesi uzak bir dünya olan Alpha Prime'a doğru yolculuğa çıkacak.
They pioneered retinal scan technology...
Retinal tarama teknolojisinde çığır açtılar.
For the pioneering work of his company in the field of feminine hygiene ...
Şirketinde kadın hijyenine öncülük eden
It's pioneering work.
- Çığır açacak bir iş.