Примеры использования: pigeon

Pigeon pie.
Güvercin turtası.
Choked on his pigeon pie.
Güvercin tatlısıyla boğuldu.
A pigeon.
A pigeon flies alone.
Güvercin yalnız uçar
So long, pigeon.
Elveda, güvercin.
Pigeon blood?
Güvercin kanı mı?
Did your pigeon die?
Güvercinin mi öldü?
It's smoked pigeon.
- Tütsülenmiş güvercin.
Now, you pull that pigeon out of the water... and suddenly our resellers are on land... and much more likely to be pulled over.
O enayiyi sudan çıkarırsan satıcılarımız birdenbire karada çalışmaya başlayacaklar ve polis tarafından durdurulma ihtimalleri çok daha artacak.
The guy's a pigeon.
Adam enayinin teki!
The pigeon is a tenant named Terence Huntley.
Enayimiz, Terence Huntley isimli bir kiracı.
Look, pigeon, I need you on the outside.
Bak, enayi, sana buranın dışındada ihtiyacım var.
I give it to you, because I pity you, pigeon.
Sana veriyorum, çünkü sana acıyorum, enayi.
You know what'll happen to me when them boys find out that I'm the pigeon?
Çocuklar enayi olduğumu anlarsalar bana ne olur biliyor musun?
Wow, this place is full of dead pigeons.
Burası enayiyle dolu.
You Army guys are real pigeons.
Senin bu havacılar tam bir enayi.