Примеры использования: pharmaceutical

Are we a pharmaceutical company?
Biz ilaç firması mıyız?
I'm sorry, sir, these are for the pharmaceutical convention.
Üzgünüm bayım, bunlar eczacılık kongresi için.
Private-public partnership between the government and a consortium of the pharmaceutical companies.
Devletle, Özel sektör-kamu ortaklığı ve farmakoloji şirketleri konsorsiyumu.
A pharmaceutical rep left that here on Tuesday.
Perşembe günü bir ilaç mümessili bırakmıştı onu.
In the pharmaceutical business, we have a saying...
Eczacılık işinde şöyle bir deyim vardır...
I offered advice to my clients on pharmaceutical lines.
Müşterilerime farmakoloji alanında kalmalarını söyledim.
Clarenbach is crucial to the pharmaceutical side of this.
Clarenbach ilacın kullanımı için hayati önem taşıyor.
- That's Decker Pharmaceutical.
Decker Eczacılık bu.
The packages contain advanced compounds... for my pharmaceutical research department.
Paketlerde farmasötik araştırmalar için ileri düzeyde malzemeler var.
Well, that's an ingenious plan, Cynthia, but what pharmaceutical company is going to trust their wonder weapon to a one-man band working out of his house?
Bu dahice bir plan Cynthia, ama ecza firması, tek kişilik küçük bir ekibi olan ve evinde çalışan bir reklam dahisine güvenir?
Pharmaceutical Butlin's.
Farmakolojik Tatiller.
This is not a pharmaceutical study.
Bu farmasötik bir araştırma değil.
- A pharmaceutical firm in Chula Vista.
- Chula Vista'daki bir ecza firmasından.
It took some doing but I found some pharmaceutical morphine.
Biraz zor oldu ama farmakolojik morfin buldum.
It might be our only income, the way the pharmaceutical industry's going.
Farmasötik sanayisinin gidişatına bakılırsa tek gelir kapımız olacak
Delicate negotiation with a certain pharmaceutical company.
Belirli bir ecza şirketi ile yapılan bir pazarlıkta.