Примеры использования: permit

We need a permit for that.
Bunun için izne ihtiyacımız var.
Got a permit for that?
- Bunun için müsaade aldın mı?
Fatal Attraction with a concealed carry permit.
Gizli taşıma izinli Ölümcül Cazibe
They'll give you a work permit.
Sana çalışma izni verecekler.
Do I get my logging permit?
Kesim iznimi alabilir miyim?
Would you permit me to go in the back, and do a brief inventory?
Müsaadenle arkaya gidip, evrakları arşivlemem lazım.
"The court may permit jurors in civil cases to submit written questions directed at witnesses."
"Mahkeme, hukuk davalarında, jüri tarafından yazılı olarak verilen soruları direk olarak tanığa sorma izni verebilir."
Then I can get my work permit.
Ondan sonra da çalışma iznimi alabilirim.
- I have a permit for that.
Onun ruhsatı var.
If I don't have her land by the end of the week, I lose my permits.
Eğer o kadından araziyi hafta sonuna dek alamazsam, permimi kaybederim.
I didn't have a permit on me and I don't have any bribe money.
Tezkerem üzerimde değil ve rüşvet verecek param da yok.
- There's no way I can permit this vehicle.
- Bu araca ruhsat vermemin imkanı yok.
Perfect for my day care permit.
Tam çocuk yuvası ruhsatıma göre.
Whoa, whoa, whoa, hey, hey, guys, sorry, but this street is permit parking only.
Millet, millet üzgünüm ama buraya sadece izinli kişiler park edebilir.
The permit man was supposed to be here by 4:00.
Ruhsatı verecek olan adam saat 4'e kadar gelecekti.
Look, I got a permit for it.
Bakın, silahımın ruhsatı var.