Примеры использования: perks

You hear "beer," and your ears perk up?
Birayı duyunca kulakların mı dikildi senin?
So being as how you're so tired, Control, perhaps a cup of coffee might perk you up.
O kadar yorgunsan eğer bir kahve, canlanmana yardım edebilir Control.
- Perks and fringe benefits.
- Ek ödemeler ve maaş dışındaki haklar.
Perks of the job.
Perks iş üzerinde!
Perks of the vac suit.
Basınç giysisinin avantaları.
Just when things were beginning to perk up.
-Tam da işler neşelenmeye başlamışken
To him, it was a perk.
Onun için, bir ikramiyeydi.
Perk became tense.
Perk iyice sinirlenmişti.
Come on, perk up.
Haydi, neşelen biraz.
- Maybe it's a perk?
- Belki ikramiyedir.
Central Perk?
Central Perk?
Plenty of perks.
Bir sürü avantajı var.
A little rest will perk him right up.
Biraz dinlenmek onu ayağa dikecektir.
Mother's beginning to perk up now.
Annem artık canlanıyor.
a job with considerable responsibilities and some nice perks.
Beraberinde önemli sorumluluklar ve bazı ek ödemeler getiren bir iş.
Victor Perks, 58.
Victor Perks, 58 yaşında.