Примеры использования: penniless

Left her abandoned and penniless.
Onu yalnız ve beş parasız bıraktı.
My husband threatened to leave it Chatter completely penniless if he was not working in the firm.
Kocam, fabrikada işe girmezse Charles'ı parasız bırakmakla tehdit etmişti.
Now, normally the towaway people leave you powerless and penniless, but not this time.
Normalde çekiciler insanı çaresiz ve beş parasız bırakır ama bu sefer değil.
They're hiding in the castle, starving and penniless.
- Kalede saklanıyorlar, açlar ve parasızlar.
Will we begin our marriage penniless?
Evliliğimize beş parasız mı başlayacağız?
The King tells the peasants what they need to hear, my dear, and the King needs soldiers, but is penniless.
Köylülere duymaları gerekeni söylüyor ve Kral'ın parasız askerlere ihtiyaçları var.
Sister Monica Joan arrived penniless.
Rahibe Monica Joan beş parasız gelmişti.
Of course, he died penniless and single.
Tabii ki parasız ve yalnız öldü.
Using his home as the studio and his family as the cast... this penniless Peckinpah shot a crude five-minute video.
Bu meteliksiz Peckinpah evini stüdyo ailesini oyuncu kadrosu olarak kullanıp 5 dakikalık bir video çekimi yaptı.
HE'S JUST A FAT, PENNILESS PIG!
Sadece şişko, fakir bir domuz.
Penniless, you die.
Meteliksiz ölürsün.
You think I'm a tramp, I'll be penniless all my life?
Fukara olduğumu mu sanıyorsun, hep fakir mi kalacağım sence?
I assume because I'm penniless?
Meteliksiz olduğum için olabilir mi?
And you expect me to believe you're penniless?
Senin fakir olduğuna mı inanayım?
Charming young man... penniless, regrettably.
Çok çekici bir genç adam... ne yazık ki meteliksiz.
He couldn't become totally penniless, isn't it?
O tamamen fakir olmayacak değil mi?