Примеры использования: pence

Five pence, please.
Beş peni lütfen.
A penny and a 1972 dime with a Roosevelt imperfection, today worth exactly twentynine cents.
Bir sent ve günümüzde tam olarak 29 sent eden 1972 yılından kalma, üstünde Roosevelt'in resmi olan on sent.
You're a loser, running around your whole life chasing after penny jobs, huh?
Sen eziğin tekisin, hayatın boyunca üç kuruşluk işlerin peşinde koşuyorsun.
- Were you trying to impress Penny?
- Penny'i etkilemeye mi çalışıyorsun?
That'll be 48 pence.
48 peni ediyor.
A penny... and... a button that you wrote "29 cents" on.
Bir sent ve üstüne 29 sent yazdığın bir düğme mi?
5 1/2 months ago, he opened this account with a single penny.
Beş buçuk ay önce tek kuruşluk bir hesap açtırdı.
Penny, have you seen my good inhaler?
Penny, kaliteli astim ilacimi gördün mü?
-Every penny.
-Her kuruşunu.
Did all that for not one penny?
Tüm bunları metelik almadan mı yaptın?
Take A penny Leave a penny
Bir bozukluk alın Bir bozukluk bırakın
Bobby and Laurie's penny can business,
Bobby ve Laurie'nin para kutusu işi,
Penny for the guy?
Guy için bir kuruş?
Not a penny.
Metelik yok.
- A penny from the ear.
- Bir bozukluk kulağından.
He must have spent every penny of his savings on that necklace.
O kolye için tüm parasını vermiş olmalı.