Примеры использования: peers

- Peer counselor.
- danışman.
And it started to eke out in his discussion, little by little, to his cousin first, his peer, followed by all that trauma that winter.
Ve gerçek, o kış yaşadığı onca travmanın ardından ilk önce yaşıtı olan kuzeniyle konuşmasında ufak ufak boy göstermeye başladı.
It sounds kinda like peer pressure.
Bana biraz arkadaş baskısı gibi geldi.
That's why we do peer review, okay?
Bu yüzden hakemli yayınlar var.
Listen, why don't you think of me more as a peer, you know, in the academic sense, of course?
Beni akademik anlamda akranın gibi düşün, tamam mı?
A little professional courtesy from a peer.
Bir emsalden birazcık profesyonelce nezaket.
You should always give in to peer pressure.
Meslektaşlarına her zaman teslim olmalısın.
Talk to Pam today, because somehow, and seemingly impossibly soon, it is once again time for... peer reviews.
Bu gün Pam'le konuşun, çünkü her nasılsa, ve inanılmayacak kadar yakında, tekrar... değerlendirmeleri... yapılacak.
"Who's this cool peer of mine up in front the class?"
"Bu havalı akranımızın sınıfın huzurunda ne işi var?"
They peer to the west.
Emsalleri batıya gidiyor diye.
But only because it's time for my peer recommendation.
Ama meslektaşım tavsiyelerini iletebilsin diye.
So why are these damn peer reviews so hard?
Peki neden şu lanet değerlendirmeleri bu kadar zor geliyor?
There's peer pressure and substance abuse.
Yaşıtların baskısı ve madde kullanımı da olabilir.
Yeah, I'm pretty sure it's peer pressure.
Arkadaş baskısı olduğundan oldukça eminim.
Nothing about it exists in the peer... reviewed medical literature!
Hakemli tıp literatüründe bununla ilgili herhangi birşey yok..
Peer groups and random environmental factors are far more important than family.
Akran grupları ve rastgele çevresel faktörler aileden çok daha önemlidir.