Примеры использования: pay

Pay the man.
- Adamın ödemesini yap.
Small price to pay.
Ufak bir bedel.
You are temporarily suspended from bus driving, with pay.
Geçici olarak açığa alındın, hem de ücretli.
With pay, sucka!
Hem de maaşlı, enayi!
Oh, your pay is mileage.
Takip etmek zorundasın.
Pay the late fee.
I'll pay you.
Ödemeni yapacağım.
The pay was awful.
Maaşı berbattı.
What vacation pay?
- Hangi tatil ücreti?
Better pay.
Daha iyi maaş.
I got to pay for that!
- If you win, I pay you 7,400 reichsmarks.
- Kazanırsan 7,400 Alman Markı öderim.
But dilation really begins to pay off as a time machine when you pump your speed to just under the speed of light.
Ancak genişlemenin gerçekten bir zaman makinesine değecek ölçüde başlaması, hızın ışık hızının hemen altına erişmesi ile sağlanır.
I thought I'd pay you back with one.
Ben de sana bir tane alarak ödeşmek istedim.
Ted's vacation pay?
- Ted'in tatil ücreti mı?
There's a pay phone over here.
Orada ücretli bir telefon var.