Примеры использования: pavement

They've taken up the pavement outside the post office there.
Oradaki postanenin kaldırımını yapmaya başladılar.
I do hear when tha pavement finishes.
Ben, döşemenin ne zaman bittiğini duyuyorum.
Could be a pavement artist.
- Sokak ressamı olabilir.
Blood on pavement.
Strike the pavement.
Sokağa dökülün.
He took my head and he started pounding it into the pavement.
Başımı tuttu ve döşemeye vurmaya başladı.
Families out on the pavement.
Sokağa atılan aileler.
I can pound the pavements.
Döşemeleri yumruklarım.
Mr. Fuller, he's a pavement contractor.
Bay Fuller, döşeme mühendisi.
Just as black pavement absorbs sunlight and heats up on a sunny day, the black planet roasts beside its star.
Tıpkı siyah asfaltın gün ışığını emerek güneşli bir günde ısısının artması gibi siyah gezegen yanındaki yıldızı tarafından kavrulur.
Oscillation on the pavement always means there's a love affair.
Kaldırımda ileri geri hareketler hep bir aşk ilişkisini gösterir.
Look at that pavement fly!
Asfalt uçuşuyor be!
In the rain the pavement shines like silver
Yağmurda kaldırım gümüş gibi parlar
Only ending when you bled out on this pavement.
Kanın bu asfalta boşalana kadar da sürer.
Shove you off the pavement, like.
Kaldırımdan atıyorlar.
I think the pavement in this town is soft.
Sanırım buradaki asfalt yumuşak.