Примеры использования: partner

Your old partner give you anything yet?
Eski ortağın bir şeyler verdi mi sana?
Not a puppet, a partner.
Kukla değil, işbirlikçi!
- Name partner.
- Aynen isim ortaklığı.
My partner and I...
Partnerim ve ben...
Partner up, please.
Right after he made senior partner over me?
Beni geçip kıdemli ortak olmasından hemen sonra mı?
He can coerce that person into becoming his emotional partner, into believing they share the same goals.
Baskı altındaki kişiyi, duygusal bir işbirlikçiye dönüştürebilir aynı gayeleri paylaştıklarına inandırabilir.
Manny mentioned you were making him a partner.
Manny ortaklığınızdan bize bahsetti.
His dancing partner?
Dans partneri mi?
You can dance with my partner.
Sen de benim eşimle dans et.
Scottie's a senior partner, Louis.
Scottie bir kıdemli ortak, Louis.
If not, where are we on the partner?
Eğer giremediyse, işbirlikçisi konusunda neredeyiz?
If I miss it I can kiss partner goodbye.
Kaçırırsam, ortaklığa veda ederim.
I WANT A PARTNER.
Partner istiyorum.
Could you find a partner?
Herkes bir bulsun.
This is my partner -- Agent murdock.
Benim ortağım Ajan Murdock.