Примеры использования: particles

Particle physicists and priests.
Parçacık fizikçileri ve rahipler.
Just the latest copy of Applied Particle Physics quarterly.
Sadece üç ayda bir çıkan Uygulanmış Partikül Fiziği dergisi.
Not a particle more.
Bir zerre fazla değil.
A sigma particle.
Bir Sigma Taneciği.
The trick is to have a starship imitate a curious particle... that, so far, only exists in theory.
Buradaki hile molekülü taklit eden bir uzay aracı, biz buna takyon diyoruz.
Oh, my God particle!
- Aman Tanrım, parçacık!
Zvi Bern is a particle physicist with a very active imagination.
Zvi Bern çok güçlü hayal gücü olan bir partikül fizikçisi.
- Not a particle of sense in it.
- Bir zerre olsun anlaşılmıyor.
We can't let a single particle of disease get out.
Hastalığın tek bir taneciğinin çıkmasına izin veremeyiz.
Particle density decreasing.
Molekül yoğunluğu düşüyor.
Higgs Boson Particle.
Higgs Boson Parçacığı.
Every particle of matter always dances with a partner.
Her bir partikül daima, partneri ile dans eder.
- A minute particle of one, yes.
- Tek bir zerresi, evet.
You're building a particle detector using superfluid helium.
Mutlak sıfır üstü sıvı helyum kullanarak tanecik detektörü yapıyorsun.
- I'm looking for a particle weapon.
- Molekül silahı arıyorum.
This is a particle accelerator.
- Bu bir parçacık hızlandırıcı.