Примеры использования: pare

The modern artist just pares it down to the basic elements of shape and color.
Modern sanatçı, bunu biçimin ve rengin temel elementlerine ininceye kadar kısarak yapıyor.
Can you pare it down a bit?
Bunu biraz yontabilir misin?
Tell her it's Pare...
Pare dersin...
The wife and I are U.S. citizens, the kids were all born in Pare-Pare in indonesia.
Eşim ve ben Amerikan vatandaşıyız, çocuklar Endonezya'da Pare-Pare'de doğdu.
I just wish there was someone who would help me, you know, pare down.
Keşke bana yardım edecek birileri olsaydı, biliyorsun, ayıklamak için.
Think we need to pare this down a little bit.
Biraz daraltmamız gerek.
She only wants to be a pare when it's convenient.
Ancak müsait olduğu zamanlarda ebeveynlik yapmak ister.
We'll pare it down to three applicants after we watch the tapes.
Kasetleri izledikten sonra aday sayısını üçe indireceğiz.
So pare it down.
O zaman budayın.
Hey, Pare, I can't stand it anymore.
Hey, Pare, artık dayanamıyorum.
Francois Pare from Lyon.
Francois Pare,Lyon'dan.
Well, at least try to pare this box down a little, please?
En azından bu kutuyu biraz azaltmaya çalış lütfen.
Eureka needs the pare in order to win.
Bölge önde giderken, Eureka'ya kazanması için bir spare gerekiyor.
Might be a chance to pare back on unnecessary social entanglements.
Böylece lüzumsuz gönül işlerini azaltma şansın olabilir.
Where are your pare...
Sizin anne babanız ner--
You'll need to pare it down, dear.
Eleme yapman gerekecek tatlım.