Примеры использования: pad

Make it good enough to go on a mug, a mouse pad, and a calendar.
Kupaya, fare altlığına ve takvime uyacak kadar güzel olsun.
Are you ready for a scent pad?
Koku keçesine hazır mısın?
A rocket, tearing itself to pieces, trapped on the launch pad.
Atış rampasında sıkışıp kalmış, parçalara ayrılmış bir roket gibi.
Diep onder de aarde maakte de magma een pad naar de oppervlakte.
Dünyanın derinlerinde Mağma yüzeye doğru bir yol açıyordu
I saw you make a note on your pad three hours ago.
Üc saat önce not defterine bunu yazdığını görmüştüm.
Lap pad.
Tampon hazırlayın.
I'm just planning on cracking open his chest, blowing up his heart, what, to pad his bill?
Hastane faturasını şişirmek için mi göğsünü açıp kalbini patlatmayı plânlıyorum?
Branded mouse pad?
Marka baskılı fare altlığı?
Can you turn off the pad?
Pedi kapatır mısın?
Waiter's taking out a second pad.
Garson ikinci bloknotunu çıkarıyor.
Grab a pad and back that gorgeous butt in here.
Bir ıstampa kap ve o güzel kıçı buraya getir.
Okay, rook to transporter pad.
Tamam, kale, nakil yastığına.
Then I saw you working the pad with your left hand.
Sonra, sizin paneli sol elinizle kullandığınızı gördüm.
When I finished, the towel didn't look like no maxi pad!
Ama havlu aybaşı bezine benzemiyordu daha önce.
Give me a pad.
Bana bir kağıt ver.
The rivets go pop, I slide in the heating pad.
Perçini çıkartırım ve ısı pedine sokuştururum.