Примеры использования: overtime

One shift without RNs will make them think twice about cutting overtime.
LH'siz bir vardiya, fazladan mesailerimizi kesmelerini engeller.
I'm in overtime.
His body is working overtime.
Vücudu normalin üstünde çalışıyor.
- We're going into overtime.
- Uzatmalara gideceğiz..
Demanded more overtime pay.
Fazla mesai ücreti istemiş.
They get paid overtime.
Fazladan mesai ücreti alırlar.
Pays for my overtime.
Working overtime for little salary.
Azıcık maaş için aşırı çalışıyor.
Thisistheir second drive in overtime, with both teams having possessed the ball.
Uzatmaların ikinci yarısı ve iki takım da topa sahip olmak istiyor.
Overtime, again.
Yine mesai.
I was paying overtime for six unis to sit on a 20 that's not even in our jurisdiction.
Bizim yetki alanımızda bile olmayan bir dava için fazladan mesailer ödüyorum.
Overtime, no paperwork...
Fazla mesai, evrak yok...
Gotta work overtime for that.
Bunun için çok çalışmak lazım.
The Knicks overtime turned into Steve's overnighter.
Knicks'in uzatma dakikaları, Steve'in yatıya kalmasına döndü.
- Double shifts and overtime.
- Çift ekipler et mesailer.
And I can't keep logging overtime on an unspecified case.
Ve belirtilmemiş davada sürekli fazladan mesai yapıyormuş gibi gözükemem.