Примеры использования: overlapping

- How much overlap?
- Ne kadarlık bir çakışma?
If their definition of budgetary conservatism happens to overlap with mine,
Bütçenin tutuculuk tanımı benimki ile örtüşseydi,
...our interests overlap.
Ve bazen çıkarlarımız örtüşüyor.
We're sure that there is some overlap.
Örtüşen bir şeyler olduğuna eminiz.
Did Garcia find any overlap with victimology?
Garcia kurban bilimi ile ilgili herhangi bir örtüşme buldu mu?
No overlap in arresting officers, public defenders or district attorneys.
Tutuklama memurları, hakim veya bölge savcılarıyla örtüşmüyor.
This is one area where our political philosophies overlap.
Burası siyasi görüşlerimizin örtüştüğü bir bölge.
If they're similar, they should overlap.
Eğer benziyorlarsa, programda örtüşeceklerdir.
Now, I understand that many of these territories overlap with neighborhoods... that, at this moment, You consider to be your own.
Ülkelerin çoğunun komşular tarafından kaplandığını ve buralarda halen sizlerin söz sahibi olduğunuzu düşündüğünüzü biliyorum.
In case we overlap.
Tercihlerimizin çakışmasından korkuyorum.
Even if it's to the same universities, we wouldn't overlap since I'm a social consideration candidate.
Aynı üniversitelere başvurmuş olsak bile maddi olarak yeterli görülmediğimden tercihlerimiz çakışmayacaktır.
Where they overlap with the duties of the nursing staff.
Hasta bakım personeliyle çakışmasınlar diye ev idaresine ait işleri düzenliyordum.
Your blood supplies overlap.
Dolaşım sisteminiz çakışıyor.
Maybe there's an overlap.
Belki bir çakışma vardır.
And then see if the two lists don't overlap.
Sonrasında iki liste çakışıyor mu diye bakmalısın.
TOO MUCH OVERLAP.
Çok fazla çakışma var.