Примеры использования: outward

But such examples are just the outward and visible tip of the iceberg.
Fakat böyle örnekler sadece dışta ve buzdağının görünen ucudur.
With no nuclear reactions to generate outward pressure, gravity gains the upper hand.
Dışa doğru basınç oluşturacak nükleer tepkime durmuş olduğundan kütleçekimi üstünlük kazanır.
The subsequent placings extinguish spiritual life... ..and should radiate outward.
Diğerleri ise manevi hayatını sona erdirecek... ..ve dışarıya doğru çevirilmeli.
Tissue surrounding the wound is uneven and the fabric fibers are frayed outward.
Yaranın etrafındaki doku pürüzlü ve kumaş dokuları dışa doğru aşınmış.
Hey, shouldn't that face outward?
Onun dışarıya doğru bakması gerekmez mi?
Some people think that there's an expanding shell of radio and television from Earth, expanding outward alerting the universe,
Bazı insanlar dünyadan yayılan radyo ve televizyon dalgalarının dışa doğru yayılıp, ...evreni uyararak "biz buradayız ve bu da bizim kültürümüz" dediklerini düşünürler.
Dave, you said you that you started from the center and then you built outward, right?
Dave, merkezden başlayıp dışarı doğru inşa ettim demiştin, değil mi?
Did you search outward from the crime scene or inwards from the 30-mile perimeter?
Suç mahallinden içe ya da dışa doğru 30 kilometre çevresinde arama yaptınız mı?
I'll condemn you internally while maintaining an outward appearance of acceptance.
Dışarıya kabullenmiş bir görünüm sunarken içten içe seni suçlamaya devam edeceğim.
No outward sign of accelerants.
Görünüşte hızlandırıcı izi yok.
It is now time to look outward.
Artık dışa bakma zamanı geldi.
My strength is only outward now.
Artık gücüm sadece görünüşte.
I would see such venom turned outward... to those truly deserving of it.
Bu zehrin, gerçekten hak edenlere dışa dönmesini istiyorum.
And now, while it lives in this body, no outward sign of wings can be seen.
Ve şu anda, bu bedenin içinde yaşarken görünüşte kanatlarımızın olabileceği anlaşılmamaktadır.
From outward signs, this man is asymptomatic.
Tüm dış işaretlerden anlaşıldığı kadarıyla bu adamda hastalık belirtisi yok.
You care much too much about your outward appearance.
Görünüşüne fazla önem veriyorsun.