Примеры использования: outstanding

That's the most outstanding answer I've ever heard.
Bugüne kadar duyduğum en olağanüstü yanıttı.
- Outstanding bills.
- Önemli olan faturalar.
Your sheet says you have outstanding leadership skills.
Dosyanda muhteşem liderlik yeteneklerin olduğu yazıyor.
The... rhythm and vocabulary, quite outstanding.
Tınısı ve lügati kullanışın kesinlikle olağanüstü.
We... we discussed our outstanding issues... made a deal.
Önemli sorunlarımızı konuştuk ve bir anlaşma yaptık.
This is outstanding.
Muhteşem olmuş.
Louis, your billables are outstanding.
Louis, faturaların olağanüstü.
Just the-the descriptor is "outstanding."
Ama tarif "önemli".
Oh, now that's just outstanding.
Tek kelimeyle mükemmel.
From the Vice Chief of Staff of the Air Force, in recognition of Captain Samantha Carter's outstanding work, I hereby authorise her immediate promotion to the rank of major.
Hava Kuvvetleri Personel Bölüm Başkan Yardımcısı'ndan alınan yetkiyle, Yüzbaşı Samantha Carter'ın çarpıcı başarılarından dolayı, onun derhal Binbaşı rütbesine terfisine yetki veriyorum.
I mean, your facilities are really outstanding.
Tüm hizmetleriniz çok etkileyici.
You've done an outstanding job, Mr. President.
Mükemmel bir iş çıkardınız, Sayın Başkan.
I honestly think we have some outstanding results.
Size çok çarpıcı şeyler açıklayacağız.
They got seated immediately, which is pretty outstanding, considering it's a two-week wait just to get in there.
Gider gitmez masa buldular ki bu bayağı etkileyici zira oraya girmek için bile 2 haftalık bir bekleme listesi var.
You are an outstanding surgeon.
Sen mükemmel bir cerrahsın.
You know, Jones, if stargazing is something that interests you, then it has to be said that the view from my balcony is quite outstanding.
Bu arada, Jones, yıldızlara bakmak hoşuna gidiyorsa, balkonumdaki manzaranın çok çarpıcı olduğunu söylemeliyim.