Примеры использования: outlook

Graft versus host is not gonna go away because of Nick's sunny smile and positive outlook.
Graftın alıcıyı reddi hastalığı Nick'in tatlı gülüşü ya da görünümüyle iyileşmeyecek.
The way I see it, my outlook on the situation...
Benim yolum bu, buradaki görüntüm...
You have a very unique outlook, Veronica.
Çok özgün bir bakışın var, Veronica.
Position outlook.
Görüş açık.
"Outlook not so good."
"Görünüş hiç iyi değil."
You're bound to have a gloomy outlook.
Kasvetli bir görünümün var.
She's inherited her parents' stoic outlook.
Ailesinin metanetli görüntüsünü miras almış.
I will change the outlook of the entire world.
Tüm dünyanın bakış açısını değiştireceğim.
That's kind of a morbid outlook.
Bu biraz hastalıklı bir görüş.
But it'll help your outlook if you'd take it consistently like you're supposed to.
Ama alman gerektiği gibi düzenli alırsan görünüşüne iyi gelir.
And what, in the opinion of Your Highness, is the outlook for friendship among nations?
Size göre Majesteleri, uluslarası dostluğun genel görünümü nedir?
After a week, the outlook seems good.
Bir hafta sonra, görüntüsü iyi görünüyor.
Would that change your outlook on them?
Bunlara bakışını değiştirir miydi?
It fits in with your hyper-rational outlook.
Bu sizin hiper rasyonel görüşünüze bağlı.
Your whole outlook.
Their sybaritic outlook is appealing.
Keyifli görünümlerini çok çekici bulacağınıza eminim.