Примеры использования: outlaw

I embrace the outlaw life.
Ben yasadışı hayatı benimsedim.
Outlaw code.
Haydut kanunu.
Well, Congress is racing back to Washington to outlaw these.
Meclis bunları yasaklamak için yarışıyor.
Why did we outlaw that?
Neden bunu yasadışı yaptık ki?
The littlest outlaw?
Minik haydut mu?
I need to talk to the outlaw.
Kanun kaçağıyla konuşmalıyım.
We're aware of your outlaw problem.
Kanunsuzlarla sıkıntınız olduğunun farkındayız.
It is their deeds that have terrorised Camelot and forced us to outlaw such practices.
Camelot'ta böylesine korku salıp bizi büyüyü yasaklamaya mecbur eden onların yaptıkları.
- 'Cause, you know, you'd be a bad, bad man, and I be an outlaw.
Çünkü, biliyorsun, sen çok kötü bir adam olacaksın bende kanunsuz olacağım.
And the band of outlaws that follow him.
Ve onu takip eden sürgünleri
I'm outlaw of torn...
Parçalanmış kanun kaçağıyım ..
You know, before the Old West gunslingers were turned into dime store paperbacks and cartoons, the word "outlaw" meant something.
Vahşi Batı silahşörleri ucuzcudaki kitaplara ve çizgi filmlere dönüşmeden önce "kanunsuz" kelimesinin bir anlamı vardı.
- They might as well outlaw smoking.
- Sigarayı da yasaklayabilirler.
Outlaw crew in your town maybe involved, Sons of Anarchy.
Kasabanızdaki yasadışı tayfa, Sons of Anarchy, işin içinde olabilir.
Some big, bad outlaw.
Seni yüce kötü haydut.
He's a real outlaw.
Gerçek bir kanun kaçağı.