Примеры использования: outdo

Dad, you don't have to outdo Mister Flanders.
Baba, Bay Flanders'ı geçmek zorunda değilsin.
Honey, you've outdone yourself
Tatlım, kendini ödüllendirmişsin.
Frank Gehry has really outdone himself.
Frank Gehry gerçekten kendini aştı.
I must outdo her!
You've outdone yourself.
Kendini geçmişsin.
- You outdid yourself.
- Kendini aşmışsın.
You've outdone yourself.
Kendini aşmışsın.
He outdid himself this time.
Bu sefer kendini aşmış.
Did she outdo herself or what?
Kendini mi aştı?
Oh, so you think you can outdo me?
-Beni geçebilir misin?
Donovan has outdone himself again.
Donovan yine kendini göstermiş.
You have really outdone yourself.
Cidden aştın kendini.
I'm trying to outdo Boze in gallantry.
Kahramanlıkta Boze'u geçmek istiyorum.
Maybe he wants to outdo Clayface in a public way.
Belki de Çamursurat'ın ününü geçmek istiyordur.
He's going to be outdoing himself from one victim to the next for a bigger thrill.
Daha büyük korkular yaratmak için bir kurbandan diğerine geçerek kendisini daha da geliştiriyor.
You finally outdid yourself, Tony!
Sonunda kendini aştın Tony.