Примеры использования: organise

We should organise a search party.
Bir arama ekibi düzenlemeliyiz.
ALL RIGHT, SUPPOSE I GAVE YOU PERMISSION TO ORGANIZE YOUR CLUB.
Peki, diyelim sizin birliğinizi kurmaya izin verdim.
We organise counselling, conduct seminars, fund research.
Toplantıları, seminerleri ve fon bulma işlerini düzenliyoruz.
We have to organize an ambush.
Bir tuzak kurmalıyız.
You could organise my monographs.
Sen monografilerimi düzenleyebilirsin.
He wanted to organize my life around his.
Yaşantımı onunkinin etrafında kurmak istedi.
Lots to organise.
Düzenlenmesi gereken çok şey var.
I remember my dad helped organize a fundraiser for Rory when he disappeared.
Babamın, Rory kaybolduktan sonra bir yardım fonu kurulmasına yardım ettiğini hatırlıyorum.
They even organise politically, challenging the common criminals for control of the camp routine.
Hatta siyasi olarak örgütleniyorlar, kampı kontral altında tutan adi suçlulara meydan okuyorlar.
We organize everything.
Her seyi biz organize edecegiz.
I doubt he could find his head with both hands... never mind organise a kidnapping.
Bırakın bir kaçırma örgütlemeyi iki eliyle kafasını... bulabileceğinden şüpheliyim.
I just organize.
Ben sadece organize ediyorum.
It's not for you to tell us when we may organise, in defence of our community.
Bizler toplumumuzu korumak için örgütlenebiliyorken bunu söylemek size düşmez.
Organize this shit.
We are the POUM and we organise this section of the, of the front.
Biz POUM'uz ve cephenin bu kısmını biz örgütlüyoruz.
Organized under who?
Kim tarafından organize edilecek acaba?