Примеры использования: occlusion

History of fatigue, and two years ago she had a retinal vein occlusion.
Yorgunluk hikayesi var ve iki yıl önce retinal ven oklüzyonu geçirmiş.
Not as rare as a vascular occlusion from FSH.
FSH yüzünden damar tıkanması kadar nadir değil.
Tracheal balloon occlusion for CDH?
Buradaki ise C.D.H. için trakeal balon tıkanıklığı.
They cannot deny authorization for a retinal-artery occlusion.
Retina arteri oklüzyonuna izin vermek zorundalar.
Do you want to give me an arterial occlusion?
Atardamar tıkanması yaşamamı mı istiyorsun?
All right, I'm nearing the occlusion.
Pekala tıkanıklığa yakınım.
I noticed there was a glottal quality to the occlusion of your diphthongs.
Diftongundaki oklüzyonun gırtlaksı bir kalitesi olduğunu fark ettim.
Middle cerebral artery occlusion.
Orta serebral arter tıkanması.
Short occlusion time of the artery, when the swelling goes down, you should gain back at least some of the function.
Arterin tıkanıklığı kısa süreli olmuş şişlik indikten sonra vücut fonksiyonlarının en azından bir kısmı geri gelecektir.
- Tapering occlusion of the left carotid.
- Sol karotiste oklüzyon.
A graft occlusion?
Eklenen damar mı tıkandı?
No sign of arterial occlusion.
Damar tıkanıklığı bulgusu da yok.
Chest x-ray and check the tube for possible occlusion.
Göğüs röntgeni alıp tüpte oklüzyon olup olmadığına bakacağım.
Eighty-three percent occlusion in your PLA descending artery.
Alt PLA atardamarınızda yüzde seksen üç tıkanma bulundu.
Large occlusion... there.
Büyük tıkanıklık, şurada.
The diamonds we found in Diego, they were of low clarity, full of occlusions.
Diego'nun içinde bulduğumuz elmaslar berrak değildiler, tıkanıklıklarla doluydular.