Примеры использования: nobles

Give ear to our nobles.
Soylularımıza kulak ver.
Bart, how would you like to do something incredibly noble?
Bart, böyle onurlu bir şey yapsak nasıl olur?
Damn, that gas is noble.
Harbiden soygaz!
Are you a wealthy woman, Mrs. Noble?
Siz varlıklı bir kadın mısınız, Bayan Noble?
Stealing souls is so noble.
Ruhları çalmak çok onurlu bir şey.
This thought is so nice and noble..
Bu düşünce çok güzel ve asil..
Please help me, kind nobles.
Lütfen bana yardım edin, kibar soylular.
I think that it's Noble...
Bunun bir asalet olduğunu düşünüyorum...
Are we not just tossing out noble gases?
Rastgele asal gazlar saydırmıyor muyduk?
It is my noble right.
Bu, bana asaletimin verdiği bir hak!
why am i not astride my noble steed, clad in armor?
Neden zır kuşanarak asil savaş atımın üzerinde durmuyorum?
I thought you hated nobles?
Soylulardan nefret ettiğini sanıyordum.
- No, it's noble of you.
- Hayır, o senin asaletin.
Julian Noble, from Portugal, remember?
Portekiz'den Julian Noble, hatırladın mı?
It's a noble calling, isn't it?
Onurlu bir şey değil mi?
She knows strength and noble character when she sees it.
Güçlü ve asil karakterleri gördüğünde anlar.