Примеры использования: necklace

-Nice necklace.
- Kolye güzelmiş.
And your necklace.
ve kolyen.
- What necklace?
- Ne kolyesi?
A necklace?
Bir kolye mi?
See this necklace?
Bu kolyeyi görmüş müydün?
The necklace?
Kolye mi?
Same necklace?
Aynı kolye mi?
You just stick his tail in his mouth like the two ends of a necklace.
Tıpkı gerdanlığının iki ucu gibi, kuyruğunu ağzına sokarsın, o kadar.
Back in olden times, I'd have made a necklace out of your teeth.
Yoksa dişlerinden bir gerdanlık yapardım.
And that necklace, yeah, that, too.
Ve o gerdanlik, evet, onu da.
Uh, your mom's necklace.
Ah, annenin gerdanlığı.
Your teenage son or daughter will think this wishbone necklace is really cool.
Oğlunla kızın bu ladeskemiği gerdanlığı gerçekten hoş bulacaklar.
I MADE A FABULOUS NECKLACE OUT OF SLIP KNOTS.
Düğümlerle harika bir gerdanlık yapmıştım.
A necklace, a couple of bracelets, some rings.
Bir gerdanlık, bir çift bilezik, birkaç yüzük.
That necklace.
Would the lady like a necklace?
Hanımefendi bir gerdanlık ister mi?