Примеры использования: nap

Missed his afternoon nap.
Öğlen uykusunu kaçırmış.
- Great nap.
- Güzel şekerleme.
- Get ready to take a nap, boy.
- Kısa bir uykuya hazırlan, evlat.
Guys, guys, you gotta let me nap.
Çocuklar, çocuklar, uyuklamama izin vermelisiniz.
Need a nap?
Dinlenmek ister misin?
Just had a quick left leg power nap, I forgot I had one scheduled.
Hızlı bir ayak kestirmesi yapmam gerek.
Maybe a nap.
Belki kısa bir uyku.
I was looking forward to a nap in the back row, but you were a no-show.
Arka siralarda uyuklayan birini gormeyi bekliyordum... ..ama yoktun.
Izzie is down for her nap.
Izzy kestirmeye başladı.
Did anyone ever teach you about nap?
Sana havı öğreten olmadı mı?
You can take a nap.
Take a nap.
Biraz uyu.
No, his doctor needs a nap.
Hayır, doktorunun uykuya ihtiyacı var.
Were you taking a nap?
Şekerleme mi yapıyordun?
I was taking a nap.
Even had a nap.
Hem de uyumadan.