Примеры использования: nail

Nail file.
Tırnak törpüsü.
Soon they will make a board with a nail so big... it will destroy them all!
Ve bir gün o kadar büyük bir çivili tahta yapacaklar ki... kendilerini yok edecekler!
- Nail salon.
Manikür, salon.
I didn't nail the boxes to the floor.
Ben kutuları filan çivilemedim.
Whenever one of our study lions is speared, it's like right, that's just one more nail in the coffin.
Üzerinde çalıştığımız aslanlardan birine mızrak isabet edince bu, vurulan son bir darbeden farksız oluyor.
You nailed the Old Lady!
"Yaşlı Bayan"ı kavramışsın.
Nail biter.
Tırnak kemirici.
That board with the nail in it may have defeated us... but the humans won't stop there.
Belki bu çivili tahta bizi alt etmiş olabilir... ama insanlar bunla yetinmeyecek.
So, not a nail.
Çivi değil yani.
Why the different nail polishes?
Neden farklı ojeler?
Have you got a nail file?
Törpünüz var mı?
You're not gonna nail us.
He's got a chance to nail you, and he's gonna take it.
Sizi mıhlamak için bir fırsatı var ve bunu da kullanacak.
Jordan...the boy already lipsinks into your tampons, must we put a final nail in this tiny gay coffin?
Jordan, çocuk zaten tamponlarına karaoke yapıyor, küçük eşcinsel tabutuna son çiviyi de çakmalı mıyız?
Touch the nail.
Çiviye dokun.
Red nail varnish?
Kırmızı oje?