Примеры использования: my wife

I'm Harvey Bigsby, and I brought my wife here to apologize.
Karımı özür dilemesi için getirdim.
Nothing would me me happier, Stuart, than to make you my wife.
Beni senin karım olmandan daha fazla hiçbir şey mutlu edemez Stuart.
My wife thought it made the customers more comfortable if they saw me actually doing something.
Eşim, müşteriler gerçekten bir şeyler yaptığımı görürlerse daha rahat olacaklarını düşünmüştü.
Wait, a-are you saying that somebody... purposely targeted my wife?
Durun, birinin karımı kasıtlı olarak hedef aldığını mı söylüyorsunuz?
The morning Amy died my wife and I were in Bangelo, India.
Amy'nin öldüğü sabah ben ve karım Bangelo'daydık.
And I figured my wife and I must have danced the tango from here to Zanzibar.
Sonra hesapladım, eşimle birlikte tango yaparak buradan Zanzibar'a kadar yürümüşüz.
Excuse me, Colonel, there must be an error, my wife is handcuffed.
Affedersiniz, Albayım, bir yanlışlık olmalı, karım kelepçeye vurulmuş.
Oh, Jack McAllister, meet my beautiful, unpredictable wife Sara.
Jack McAllister, benim güzel, ne yapacağı belli olmayan karım Sara ile tanış.
Pilfrey, can you explain why you're dragging my wife into the surgery?
Pilfrey, neden eşimi ameliyata sürüklüyorsun acaba?
But your stepmother, my wife and daughters are left only 500 a year.
Fakat üvey annen, karım ve kızlarıma yılda yalnızca 500 pound kalıyor.
This woman that you said that I murdered, Rebecca Barnes-- she was my wife.
Söylediğiniz Bu kadın ben öldürdüğünü , Rebecca Barnes - o benim karım oldu.
My wife says you believe a woman named Elana March killed my son?
Eşimin dediğine göre Elena March isminde bir kadının oğlumu öldürdüğüne inanıyormuşsun, doğru mu?
I beg you as my wife and as daughter of Austria, my enemy. -
Sana karım ve düşmanım Avusturya'nın kızı olarak yalvarıyorum.
You know, your kid calling, me hiking about my wife.
Yani senin çocuğun arıyor, ben karım hakkında konuşuyorum.
My wife finally managed to retrieve her drink when that woman must have spilt hers.
Eşim kadehini, o kadın kendi içkisini döktüğü sırada alabildi sanırım.
That means overtime and that I might not see my kid and my wife tonight.
Bu fazla mesai ve karımı ve çocuğumu bu gece göremeyebilirim demek.