Примеры использования: muscular

Deflected narcissism, traces of passive aggressive, and a lot of muscular young men doing sport.
Sapmış narsizm, pasif agresiflik belirtileri, ...ve spor yapan bir sürü kaslı genç adam.
Her brother has congenital muscular dystrophy.
Hastanın erkek kardeşinde doğuştan kas distrofisi var.
- And ALS and muscular dystrophy.
Ayrıca ALS ve müsküler distrofi sonuçları da negatif.
And not overly muscular.
Fazla adaleli de değilsiniz.
They're massive, with huge, strong skulls, and powerful muscular necks.
Ağır, büyük ve güçlü kafataslarıyla, güçlü, kuvvetli boyunları vardır.
They have a shuttle service and a very muscular driver named Donald.
Servisi ve Donald adında kaslı bir şoförü var.
No, that's muscular dystrophy, Tony.
Bu bir kas hastalığı.
Duchenne Muscular Dystrophy.
Duchenne Müsküler Distrofi.
Get me a double cappuccino and muscular stock boy.
Bana duble kapuçino ve adaleli bir depo elemanı getirin.
They're big, muscular things... that lumber around and cannot be stopped.
Ortalıklarda dolanan ve durdurulamayan büyük kuvvetli şeylerdir.
You got a very muscular neck.
Kaslı bir boynun var.
I'll see your bleeding ears and raise you a total muscular degeneration.
Kulak kanamanı görüyorum ve ona karşılık kas erimesi koyuyorum.
Darnel Smith has muscular dystrophy.
Darnel Smith, müsküler distrofi.
Note the aquiline jaw, the sharp, muscular definition.
Kıvrık çenesine bakın keskin ve adaleli yapısına.
In the southern continents, it was the powerful and muscular Abelisaurids that reigned supreme.
Güneydeki kıtalarda büyük ölçüde, güçlü ve kuvvetli Abelisaurids hüküm sürüyordu.
Then, I wouldn't have gotten to see a very muscular driver named Donald.
O zaman o kaslı şoför Donald'ı göremezdim.