Примеры использования: morally

Just a misguided effort of mine to create a morally neutral superleader by combining the DNA of Adolf Hitler and Abraham Lincoln.
Abraham Lincoln ile Adolf Hitler'in DNA'larını birleştirerek ahlaken tarafsız bir süper lider yaratma gibi bir hatamdı o.
Men of science are amiable and morally superior.
Bilim insanları ise samimi ve ahlaki açıdan üstündür.
I have got three of the most physically and morally flexible exotic dancers you've ever seen...
Elimde üç tane, görüp görebileceğin, fiziken ve ahlaken en esnek üç yabancı dansçı...
Ah, you mean morally.
Ahlaki açıdan diyorsun.
Although I'm morally opposed to the military-industrial complex... of which you are now a part.
Şuan bir parçası olduğun Askeri Endüstri ortaklığına ahlâken karşı olsamda.
- Morally, it is even wiser.
-Ahlaki açıdan daha da doğru.
No, it's all right, sir, we don't morally censure, we just want the money.
Önemi yok, ahlaken yargılamıyoruz, sadece para istiyoruz
Not morally, aesthetically.
Ahlaki açıdan değil, estetik açıdan.
Yeah. "Morally outraged," he said.
Evet. "Ahlaki olarak imkansız" dedi.
He's morally rigorous, submissive in public.
Manevi olarak sert, insan içinde uysal.
Not everyone is born morally neutral, especially not demons.
Herkes ahlaki olarak tarafsız, özellikle de şeytanlar doğar.
In fact, it's morally right.
Aslında manevi olarak yapılması gereken şey.
You mean, like, morally?
Ahlaki olarak mı?
Like he knew he was morally corrupt.
Manevi olarak bozulduğunu biliyormuş gibi.
She believed he was morally infallible.
Hayatı boyunca kocasının ahlaki hiçbir hata yapmayacağına inandı.
I mean emotionally, morally.
Yani duygusal açıdan, manevi olarak.