Примеры использования: mingle

And as they mingle, so they create a billowing cloak that drapes the summit of Table Mountain.
Karışan sular, Masa Dağı'nın doruklarını örten... bir dalga perdesi yaratıyor.
I'm gonna to go mingle.
Ben de diğerlerine katılayım.
All right, then, i'll go mingle.
Sağ Tüm, daha sonra, ben karıştırmak gidecek.
They deflect the cold, nutrient-laden waters upwards to mingle with the warm water above.
Soğuğu saptırırlar, besin yüklü sular yukarıdaki ılık suya karışırlar.
Dangerous people are not allowed to mingle.
Tehlikeli kişilerin katılmasına izin yok.
Don't say mingle.
Let's mingle.
Hadi ortama karışalım.
Can't you just, like, mingle?
- Biraz ortama katılsan?
Boys, why don't you go mingle?
Boys, neden karıştırmak gitmiyorsun?
Why, if it isn't my big brother descending from on high to mingle with the commoners.
Bak sen, tepelerden aşağı inip sıradan halka karışan abim değil mi?
I should mingle.
Ben de katılayım.
I'm gonna mingle it with common house dirt.
Bildiğin çöple karıştıracağım.
"'The fountains mingle with the rivers,
"'Pınarlar ırmaklara karışır,
Mingle, mingle, mingle, mingle, mingle!
Katılın, katılın, katılın, katılın!
I'm gonna mingle with your tingle like I'm single, girl.
Sezgilerini karıştıracağım sonra seni yuatacağım kızım.
Are you saying we ought to mingle?
Sence de biraz ortama karışmalı mıyız?