Примеры использования: medicine

You need that medicine.
O ilaca ihtiyacın var.
Today, we have a family medicine specialist with us.
Bugün aile hekimliği uzmanı bir konuğumuz var.
Cleaned out the medicine cabinets too.
Ecza dolabı da temizlenmişti.
We're not gonna have some Cherokee medicine man in here hollering and shaking his dick.
Buraya bir kızılderili büyücüsü gelmeyecek herhalde aletini sallayarak dolaşan biri.
Yeah, but at least you guys in medicine get to figure stuff out.
Evet, ama dâhiliyede bir şeyler çözebiliyorsunuz.
Dean of Medicine.
Tıp fakültesi dekanı.
The chief of medicine that everybody hates kept running in front of the tortoise and taunting him, but at the end...
Herkesin nefret ettiği baş hekim hala kaplumbağadan kaçmaya devam ediyor ve onunla alay ediyor, fakat hikayenin sonunda...
You have your medicine now!
Sen şimdi devanı buldun!
Oncologist to Nuclear Medicine.
Onkolog, Nükleer Tıp Bölümü'ne.
Our dean of medicine has approved an experimental treatment.
Baş hekimimiz deneysel bir tedaviyi onayladı.
It is my medicine.
- Ver, tek devam o.
My people at the Jeffersonian tell me that the medicine wheel suggests a perversion of an old healing ritual.
Jeffersonian'daki arkadaşlarım büyü çemberinin eski bir iyileştirme ayininin saptırılmış bir hali olduğunu söylüyor.
This country needs medicine.
Ülkenin ilaca ihtiyacı var.
I've been practicing medicine since the war.
Savaş yıllarından beri hekimlik yapıyorum.
The medicine cabinet, freezer, mailbox.
Ecza dolabı, buzdolabı, posta kutusu.
Actually, my tribe's medicine man will burn it.
Aslında kabilemin büyücüsü yakacak.