Примеры использования: media

- Any digital media.
- Tüm dijital saklama ortamlarını.
They trained you to in their schools and in the corporate-run media.
Okullarında ve kurumsal basınlarında sizleri böyle eğitirler.
It's about bucking the media's opinion as to what constitutes a good parent.
Kitlelere sunulan iyi bir ebeveyn olma adımlarına karşı gelmekle ilgilidir.
I know we're both bloggers interested in breaking stories that the media's too spineless to touch.
Medyatik haberler yapan blokcuların birbirleriyle çok bağlantısı vardır
I think it's a medium.
Bence bu bir araç.
He would've definitely considered the Internet a cool medium.
Kesinlikle kabul olurdu internet mayhoş büyüklüğünde.
I'm gonna give it a medium.
Bir çaresini bulurum.
On social media.
- Sosyal medyada.
Media blackout.
Medya karartması.
Media people misunderstood the translation.
Medyacılar durumu yanlış anlamış.
All I'm saying is that television's a dying medium.
Demek istediğim televizyon yok olan bir mecra.
This one's medium.
Buda orta.
Just as air carries sound waves, they believed there had to be a medium carrying the light waves.
Aynı havanın ses dalgalarını taşıması gibi, ışık dalgalarını taşıyan bir vasıta olması gerektiğine inanıyorlardı.
- I love a happy medium.
Mutlu medyumları severim.
Even our digital media won't last forever.
Dijital ortamlarımız bile sonsuza kadar dayanmazlar.
Zipline across, kill the double, and then rip up the constitution in front of the world's media.
Halatla karşıya geç, dublörü öldür ve tüm dünya basınının önünde anayasayı yırt.